Türkiye’de engelli hakları savunucuları ile sigorta sektörü arasındaki “sağlık hakkı” savaşı yeni bir boyuta taşındı. Engelliler Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Serhat Gökpınar’ın “Heredital Spastik Parapleji” tanısı gerekçe gösterilerek Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın (TSS) iptal edilmesi, sektördeki yapısal ayrımcılığı bir kez daha gündeme getirdi.
”Sizi Sistemde İstemiyoruz” Mesajı
Yaşanan son olayda, sigorta şirketinin iptal bildirimini “Sağlıklı günler dileriz” notuyla sonlandırması, engelli camiasında “nezaket kılıfına bürünmüş bir dışlama” olarak yorumlandı. Engelli İstihdamı Uzmanı Mehmet Kızıltaş, bu durumun münferit olmadığını, engellilerin yıllardır ya sistem dışı bırakıldığını ya da fahiş primlerle karşılaştığını vurguladı.
20 Ekim Yönetmeliği: Güvence mi, Engel mi?
Mevzuatın İçeriği: Düzenleme her ne kadar “ömür boyu yenileme garantisi” gibi hakları koruyor gibi görünse de, uygulamada şirketlerin “risk analizi” adı altında engelliliği doğrudan bir maliyet kalemi olarak görmesine yol açıyor.
Uluslararası Hukuk “Ayrımcılık” Diyor
Hukukçular ve hak savunucuları, mevcut uygulamaların Türkiye’nin de imzacısı olduğu BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 25. maddesine açıkça aykırı olduğunu belirtiyor. Sözleşme, sağlık ve yaşam sigortalarında engelliliğe dayalı ayrımcılığı kesin bir dille yasaklıyor. Ayrıca Anayasa’nın 56. maddesi, devletin sağlık hizmetlerini “herkes için” eşit şekilde denetleme yükümlülüğünü hatırlatıyor.
Gözler SEDDK ve Bakanlıkta
Engelli örgütleri, sağlık hakkının piyasa koşullarına ve “ticari risk” insafına terk edilemeyeceğini belirterek şu talepleri sıraladı:
Konfederasyon, iptal edilen poliçeler ve ayrımcı uygulamalar için yargı sürecini başlatırken, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı göreve çağırdı.
Haber Merkezi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.