Bugün modern şehircilikte çok daha sessiz ve görünmez yöntemlerle yapılan sivrisinek mücadelesi, o yıllarda adeta bir mahalle festivali havasında geçerdi. Akşamüstü güneş batmaya yakın duyulan o kendine has motor sesi, oyun oynayan çocuklar için adeta bir “toplanma” çağrısıydı.
Gökyüzü Yere İnince…
Sokak lambalarının yeni yeni yanmaya başladığı saatlerde, sokağın başından yükselen o yoğun koku ve beyaz sis bulutu, mahallenin tüm çocuklarını aynı noktada buluştururdu. Araç yaklaştıkça heyecan artar, dumanın çıktığı boruya en yakın olma yarışı başlardı.
O günleri yaşayanların ortak anıları ise aşağı yukarı aynı:
Tehlikeli Ama Unutulmaz
Bugün biliyoruz ki o dumanın içinde sokağın tozunu dumanına katmak, sağlık açısından pek de parlak bir fikir değildi. İçeriğindeki pestisitlerin solunması her ne kadar riskli olsa da, 90’lar çocukları için bu durum tehlikeden ziyade gizemli bir maceraydı. Bir nevi “sisler bulvarı”nda süper kahramancılık oynamaktı.
”Şimdiki çocuklar dijital dünyada kayboluyor, biz ise belediyenin dumanında kaybolurduk. Üstümüz başımız ilaç kokardı ama dünyanın en mutlu çocuklarıydık.” — 35 yaşındaki bir mahalle sakini.
Bir Devrin Sonu
Zamanla ilaçlama teknolojileri değişti, kullanılan kimyasallar daha çevre dostu ve kokusuz hale getirildi. Artık o gürültülü, arkasından beyaz bulutlar çıkaran kamyonetleri sokaklarda pek görmüyoruz.
Belki sağlık açısından böylesi çok daha iyi oldu; ancak o yoğun beyaz dumanın içinde el yordamıyla arkadaşını arayan, duman dağıldığında ise birbirinin yüzüne bakıp gülen çocukların masumiyeti, 90’lar nostaljisinin en saf sayfalarından biri olarak kalmaya devam edecek.
Sizin de “duman arabası” hatıranız var mı? Mahallenin o meşhur dumanına ilk giren grupta mıydınız, yoksa pencereden izleyenlerden mi?



Haber Merkezi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.