1954 yılında kurulan Elazığ Çimento Fabrikası, bugün yaklaşık 199 bin metrekarelik alan üzerinde faaliyet göstermekte; yıllık 1 milyon ton klinker ve 1,72 milyon ton çimento üretim kapasitesiyle çalışmaktadır.
Fabrikanın kurulduğu dönemde şehir yerleşim alanlarının dışında kalan bu tesis, Elazığ’ın plansız ve kontrolsüz büyümesi sonucunda bugün şehrin içerisinde kalmıştır. Dolayısıyla fabrikanın şehir merkezinden çıkarılması artık Elazığ için bir tercih değil, zorunluluktur.
Ancak asıl sorun tam da burada başlamaktadır.
Çünkü yıllardır her seçim döneminde aynı hikâyeyi dinliyoruz.
“Çimento fabrikası taşınacak.”
“Yer belirlendi.”
“Çalışmalar başladı.”
“Şu tarihte taşınacak.”
Aradan yıllar geçiyor, seçimler bitiyor, verilen sözler unutuluyor. Sonra yeni bir seçim geliyor ve aynı mesele yeniden Elazığ halkının karşısına çıkarılıyor.
Bu şehir artık bu siyaseti kabul etmiyor!
Elazığ insanının aklıyla daha fazla dalga geçilmemelidir.
Vatandaşlarımız artık seçim meydanlarında verilen sözleri değil, yerine getirilen sözleri görmek istiyor.
Yıllardır çözülemeyen bu mesele üzerinden Elazığ halkının beklentileri siyasi malzeme hâline getirilmiştir. Vatandaşlarımızın umutları ertelenmiş, her defasında yeni açıklamalarla süreç ötelenmiş, sonuç ise yine kocaman bir hiç olmuştur.
Bugün gelinen noktada kamuoyuna yansıyan bilgiler ise bizleri daha da kaygılandırmaktadır.
Şehir merkezinden çıkarılacak bir çimento fabrikasını, gelecekte şehrin büyüme alanı olacak bir bölgeye ve tarım arazilerinin yoğun bulunduğu bir alana taşımaya çalışmak nasıl bir şehircilik anlayışıdır?
Bunun adı çözüm değildir.
Bunun adı, bugünün sorununu yarının sorununa taşımaktır.
Bugün şehir merkezinin dışına çıkarılan fabrikanın, yanlış planlama nedeniyle 20-30 yıl sonra yeniden yerleşim alanlarının içerisinde kalması ihtimali ortadayken böyle bir projeye nasıl onay verilebilir?
Elazığ’ın bir 50 yılı daha heba edilemez!
Biz fabrikanın taşınmasına karşı değiliz. Tam tersine, fabrikanın şehir merkezinden çıkarılmasını sonuna kadar destekliyoruz.
Ancak açıkça söylüyoruz:
“Yeter ki taşınsın, nereye taşınırsa taşınsın” anlayışını kabul etmiyoruz.
Elazığ’ın tarım arazileri feda edilerek, gelecekte şehirleşmenin yoğunlaşacağı alanlara sanayi tesisleri taşınamaz.
Bu kadar önemli bir karar, birkaç kişinin kapalı kapılar ardında yapacağı görüşmelerle belirlenemez.
Elazığ’ın geleceğini ilgilendiren böyle bir konuda ortak akıl, bilimsel çalışma ve şeffaflık esastır.
Milletvekillerine, belediye yönetimine, siyasi partilere, meslek odalarına ve sivil toplum kuruluşlarına açık çağrımızdır:
Elazığ’ın geleceği için artık susmayın!
Bu meselede herkes sorumluluk almak zorundadır.
Bugüne kadar seçim meydanlarında verilen sözlerin hesabı Elazığ halkına verilmelidir.
Neden yıllardır taşınmadı?
Neden her seçim döneminde yeniden gündeme getirildi?
Neden bugüne kadar somut bir sonuç ortaya konulamadı?
Ve en önemlisi, neden fabrikanın taşınması için tarım arazilerinin bulunduğu bir bölge gündeme getiriliyor?
Bu soruların tamamının Elazığ kamuoyuna açık ve net şekilde cevaplanması gerekiyor.
Çimento Fabrikası meselesi artık mevcut yönetim anlayışıyla çözülebilecek olmaktan çıkmış, yıllardır sürüncemede bırakılan kronik bir probleme dönüşmüştür.
Elazığ halkı artık aynı sözleri duymaktan bıkmıştır.
Elazığ halkı oyalanmak istemiyor. Elazığ halkı kandırılmak istemiyor. Elazığ halkı siyasi hesapların malzemesi olmak istemiyor.
Bu şehir, seçimden seçime hatırlanacak bir şehir değildir.
Elazığ halkının iradesi, beklentileri ve geleceği birkaç seçim döneminin siyasi hesabından çok daha değerlidir.
Saadet Partisi olarak buradan açıkça ilan ediyoruz:
Elazığ Çimento Fabrikası meselesinin takipçisi olacağız.
Yanlış planlamaya, tarım arazilerinin sanayi alanına dönüştürülmesine ve Elazığ’ın geleceğini ipotek altına sokacak kararlara karşı duracağız.
Kimse kusura bakmasın!
Bugün şehir merkezinden çıkardığınız bir fabrikayı yarın yeniden şehrin ortasına sokacak bir projeye “evet” demek, Elazığ’a hizmet değil, Elazığ’ın geleceğine haksızlıktır.
Elazığ’ın 10 yılını, 20 yılını, 50 yılını düşünmeden atılacak hiçbir adımı kabul etmiyoruz.
Şehrin geleceği üç-beş kişinin kararına bırakılamaz.
Elazığ’ın geleceği kapalı kapılar ardında belirlenemez!
Bu meselede kamuoyunun bilgilendirilmesini, tüm raporların ve çalışmaların şeffaf biçimde paylaşılmasını ve taşınma sürecinin bilimsel kriterler doğrultusunda yürütülmesini istiyoruz.
Aksi hâlde bugün çözüm diye sunulan proje, yarın Elazığ’ın yeni bir şehircilik krizine dönüşecektir.
Buradan başta iktidar temsilcileri olmak üzere, şehrin tüm yöneticilerine ve siyasilerine sesleniyoruz:
Elazığ halkını daha fazla oyalamayın!
Seçimden seçime verilen sözlerle bu şehrin geleceğini tüketmeyin!
Çimento Fabrikası’nı siyasi rant malzemesi olmaktan çıkarın!
Bu mesele artık söz verme değil, hesap verme meselesidir.
Saadet Partisi Elazığ İl Başkanlığı olarak Elazığ’ın hakkını, hukukunu ve geleceğini korumak için bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.
Elazığ’ın geleceğini bir başka 50 yıl boyunca yanlış kararlara teslim etmeyeceğiz.
Kaynak Yunus Emre Yüksel Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Basın