ÖZEL HABER
Mevcut sistemde “hane içindeki kişi başı gelir” kriterine takılan destekler, ağır engelli bireyleri en yakınlarına mahkum ederken, “sosyal devlet” ilkesinin sorgulanmasına neden oluyor.
”Beni Ailemin Cüzdanıyla Değil, Engelimle Değerlendirin”
Engelli bireylerin en büyük isyanı, kendi bağımsızlıklarının bir başkasının geliri üzerinden ölçülmesi. Mevcut yönetmeliğe göre, bir hanede yaşayanların toplam geliri, kişi sayısına bölündüğünde asgari ücretin belirli bir oranını geçiyorsa, engelli bireyin “ağır engelli” raporu olsa dahi bakım desteği kesiliyor.
Bu durum, engelli bireyi ailesinin eline bakmaya zorlarken, şu acı gerçeği doğuruyor: Engelli birey, devletin gözünde “birey” değil, “ailenin bir parçası” olarak görülüyor.
”Benim engelim babamın ya da kardeşimin maaşıyla iyileşmiyor. İhtiyaçlarım özel, masraflarım ağır. Devlet bana ‘ailen zengin, sana bakmak zorunda’ diyor ama ben kimseye yük olmak istemiyorum.” Mağdur bir engelli vatandaş.
Dram Dolu Hikayeler: Destek Gitti, Huzur Bitti
Yerel basına yansıyan onlarca hikaye, gelire takılan bu kriterin aile içinde nasıl huzursuzluklar yarattığını gözler önüne seriyor. Birçok ailede;
- Emekli maaşına gelen cüzi bir zam,
- Evde çalışan bir gencin işe girmesi,
- Hatta miras kalan verimsiz bir tarla parçası,
yıllardır devam eden bakım desteğinin bir anda kesilmesine neden oluyor. Destek kesildiğinde sadece nakit para gitmiyor; engellinin ilaç, bez, özel gıda ve terapi masrafları ailenin omuzlarına biniyor. Bu durum, zaten zorlu bir hayat süren aileleri “geçim derdi” ile “evlat bakımı” arasında bir çıkmaza sürüklüyor.
Çözüm Beklentisi: “Gelir Kriteri Tamamen Kalkmalı”
Engelli hakları savunucuları ve mağdur aileler, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na tek bir sesle sesleniyor: Eşitlik ve Adalet. | Mevcut Sorun | Beklenen Çözüm
- Hane Geliri Esası: Ailenin geliri engelliye ait sayılıyor.
- Bireysel Hak Esası: Gelir kriteri kalkmalı, engel oranına bakılmalı.
- Ekonomik Bağımlılık: Engelli, ailesine muhtaç hale getiriliyor.
- Sosyal Özgürlük: Destek, engellinin şahsına ve engel derecesine göre verilmeli.
- Bürokratik Engel: Gelir artışında destek anında kesiliyor.
- Süreklilik: Ağır engelli raporu olan herkese eşit ve kesintisiz ödeme yapılmalı.
Sosyal Devletin Görevi Lütuf Değil, Haktır
Yerel yönetimlerden ve merkezi hükümetten beklenen, engelliyi bir “maliyet” olarak değil, hak sahibi bir vatandaş olarak görmektir. Sosyal devlet, vatandaşını bir başkasının (bu babası bile olsa) gelirine endeksleyemez.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “ağır engelli” ibaresi taşıyan her raporun arkasındaki zorluğu görmeli ve gelir kriteri gibi teknik detaylarla bu mağduriyeti büyütmemelidir. Engelliler sadaka değil, onurlu bir yaşam için anayasal haklarını istiyor.
Artık bu çığlığın duyulması ve “gelir kriteri” engelinin aşılması bir tercih değil, vicdani bir zorunluluktur.
haber merkezi