ENGELLİLERİN ULAŞIM ÇIĞLIĞI: “%40 YERLİLİK ŞARTI ENGELLERİ DAHA DA BÜYÜTÜYOR!”

Engelli vatandaşlarımızın yıllardır büyük bir umut ve ihtiyaçla beklediği ÖTV muafiyetli araç alım hakkı, son dönemde getirilen "en az %40 yerlilik oranı" kuralı ve araç değişim süresinin 10 yıla çıkarılması nedeniyle adeta bir cezalandırma mekanizmasına dönüştü.

Sosyal hayata katılmak ve dört duvar arasından çıkabilmek için tek çaresi tekerlekli sandalyesini yükleyebileceği geniş ve uygun bir araç olan engelli bireyler, bu sınırlamalara karşı feryat ediyor.
"Sırtımızdaki Yükü Görmüyor Musunuz?"
Ortopedik engeli bulunan vatandaşlar, özellikle büyük tekerlekli sandalye kullananlar ya da geniş bagaj hacmine, özel sürüş tertibatlarına ihtiyaç duyanlar getirilen bu kural karşısında çaresiz bırakıldı. Piyasada yerlilik oranını karşılayan ve sınırlı sayıda olan birkaç model, her engellinin anatomik ya da fiziksel ihtiyacına doğrudan cevap veremiyor.
Engelli çocukları için araç arayan aileler ve engelli bireyler gözyaşları içinde soruyor: "Biz lüks peşinde değiliz. Çocuğumuzu hastaneye götürebilmek, sokağa çıkarabilmek için tekerlekli sandalyenin sığabileceği geniş ve güvenli bir araç istiyoruz. İstediğimiz aracı alma özgürlüğümüzü neden elimizden alıyorsunuz?"
Hak Gaspına Karşı Büyük Öfke!
Engelli dernekleri ve vatandaşlar, suistimalleri önleme gerekçesiyle tüm camiaya kesilen bu faturaya karşı son derece kızgın. Gerçek ihtiyaç sahiplerinin haklarının tırpanlandığını belirten sivil toplum kuruluşları ve engelliler şu sözlerle isyan ediyor:
Engelli bireyler ve aileleri, hayatlarını daha da zorlaştıran bu %40 yerlilik oranının ve 10 yıl şartının derhal tamamen kaldırılmasını istiyor. Sosyal devlet ilkesinin lafta kalmamasını, tekerlekli sandalyelerin sadece evlerin içinde değil, caddelerde de özgürce dönebilmesi için yetkililerin bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyorlar.
haber merkezi
Benzer Videolar