Engelliler Hem Geçim Derdiyle Hem de “Hane Geliri” Engelinde Eziliyor
Milyonlarca engelli birey, temel ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan uzak olan 2022 engelli maaşlarıyla hayata tutunmaya çalışıyor. Ancak sorun sadece rakamların düşüklüğü değil; "hane gelir kriteri" nedeniyle birçok engelli, ailesinin geliri gerekçe gösterilerek bu kısıtlı haktan da mahrum bırakılıyor.
Türkiye’de engelli bireyler için hayati öneme sahip olan 2022 sayılı Kanun kapsamındaki engelli aylıkları, artan yaşam maliyetleri karşısında her geçen gün daha da eriyor. Mevcut ekonomik tabloda 2026 yılı için öngörülen %40-%69 arası engelli aylığı yaklaşık 5.103 TL, %70 ve üzeri engelli aylığı ise yaklaşık 7.655 TL seviyelerinde seyrediyor. Bir engelli bireyin sağlık, hijyen, ulaşım ve rehabilitasyon gibi özel ihtiyaçları göz önüne alındığında, bu rakamlar sadece "hayatta kalma" sınırında bir destek sunuyor.
"Hane Geliri" Kıskacı: Birey Yok Sayılıyor
Engellilerin karşılaştığı en büyük engel ise hukuk sisteminde "hane geliri" kriteri olarak karşımıza çıkıyor. Engelli aylığı alabilmek için hanede kişi başına düşen gelirin, net asgari ücretin 1/3’ünden az olması şartı aranıyor. Bu durum, engelli bireyi ailesine bağımlı kılan bir "sosyal hapishane" yaratıyor.
Örneğin, bir evde asgari ücretle çalışan tek bir kişinin varlığı, o evde yaşayan engelli bireyin maaşının kesilmesine veya hiç bağlanamamasına neden olabiliyor. Engelliler, "Biz ailemize yük olmak istemiyoruz, birey olarak tanınmak istiyoruz" diyerek bu kriterin adaletsizliğine dikkat çekiyor.
Dramın Gölgesindeki Gerçekler:
- İhtiyaçlar Karşılanamıyor: Özel tıbbi malzemelerden fizik tedavi seanslarına kadar birçok gider, verilen maaşın çok üzerinde maliyetlere ulaşıyor.
- Bireysellik Gasp Ediliyor: Gelir testi yapılırken engelli bireyin şahsi geliri değil, aynı evde yaşadığı akrabalarının kazancı baz alındığı için engelli kişi kendi ekonomik özgürlüğünü kazanamıyor.
- Sosyal Dışlanma: Geçim derdi ve aileye ekonomik bağımlılık, engelli bireyleri sosyal hayattan kopararak evlerine hapsediyor.
Çözüm Bekleyen Çığlık
Engelli dernekleri ve hak savunucuları yıllardır aynı talebi dile getiriyor: Gelir testi hane bazlı değil, birey bazlı yapılmalı. Bir bireyin engel oranı ne olursa olsun, kendi hayatını idame ettirecek, ailesine el açmayacak bir "insanca yaşam ücretine" sahip olması temel bir hak olarak görülmeli.
Mevcut rakamlar ve katı gelir kriterleri, engelli vatandaşları toplumun bir parçası yapmaktan ziyade, onları sosyal yardımların karmaşık hesapları arasında görünmez kılıyor.
haber merkezi